POTANSİYELİNİ KEŞFET
Tarih: 21.7.2016 13:18:28
Eczacı Ekrem Karşıdağ

 

En çok tekrar edilen ve hiç umursanmayan Dünya´nın değiştiği gerçeği, Dünya bu değişime eşlik eden “10.000 yıldır fikirleri ve kültürleri bir araya getiren ülke” olarak tanıtımı yapılan Türkiye ile birlikte güzel anılmıyor. Her yer karışık, herkes mutsuz ve tedirgin olabilir. Herkes kendinden mesul. Mesuliyet kabul etmeyen büyüklerimize sormuyorum, onlar şaşkınlıktan küçük dillerini yutmuş olsalar gerek, peki yaşadıklarımızdan kim mesuldür? Bildiklerinize saygım yok, çünkü yaralarımızı sarmaktan hep çok uzak oldunuz. Yaraları sarmak yaprak sarmaya benzemez. Yara dediğin bir günde açılmaz, yaranın bir günde iyileştiği nerede görülmüştür? “Sabır sabır, ya sabır” çekilerek geçen günlerin kıymeti “boşa düşmek” “boş boş oturmakta” değildir, sabırdadır. Sabırlı olmak kös kös oturmak değil, kendini diri tutmak ve iyiyi kötüden ayırt edebilecek metanete sahip olmaktır. Uyanıklıkla ilgisi yoktur. Türkiye meşhur sloganındaki gibi potansiyelinin keşfinde halen. Bu küçük köşeyi değişmeyen adetlere ve hep yanlış anlaşılan “potansiyel keşfine” hasretsek bile sayfalara sığmayacak acıların gölgesinin üzerimize düşmesi kaçınılmaz. Şimdilik bilgi kirliliğinden ve uyanık gölge oyuncularından sırt çevirmekle yetinelim. Sabredelim.

Türkiye eski Türkiye değil hemfikiriz; ancak onun aziz hatırasını yaşatmadan da olmaz. Hatıraları yaşatırken, eski fotoğraflarına bakıp hüzünlenmekte, kışkırtılmış bir hastadan farksız avaz avaz bağırmaktadır Türkiye, “gelin beni kurtarın” diye. Çağrıya, gelenin gideni aratacağı ve bu arayışın kademe kademe arttığı ardı arkası kesilmeyen hezeyanlar eşlik etmektedir. Çağrıyı üzerine alınan zibidilerin “maymuncukları” ancak metrislerin ve işkence hanelerin kapılarında işler. Öyle bir ihtimal ki avazın çıktığı kadar bağırsan sesini ulaştıramıyorsun. Bu ihtimale Türk siyasal hayatında aşinalık gösterilmiştir; ancak onu tanımamazlıktan gelmek çok ısrar ederlerse yolu değiştirmek en hasarsız çözümdür. En hasarsız çözüm olmadı; zira buna girişenler ve bu şartları hazırlayanlar çok ısrarcıydılar daha fazla kan dökmekte. Türkiye´de rekor üzerine rekor kırılmaktadır, sağlı sollu darbelerle başına “yeni” sıfatı da konulan bir ölüm parkına bilet kesilmektedir, o da adetten. Her âdeti bilen düşünen,“Guiness Dünya Rekorlarına” girmek için temsilci çağırmayı unutmuştur.

Bu yoldan sapmamıza vesile olanların gittikleri yol kanlı ve kasıtlı da olsa, bu ihtimalin artık söz konusu olmadığını bir kez daha kanıtlayanları sokağa çağıranlar “yolsuzların” ta kendileri de olsa hayırlı bir işe vesile olmuşlardır. Aşina olunmayan araçlarla tereyağından kıl çekercesine yapılan kokusuz ama alacalı bulacalı darbelerin mimarları da kısa vadede yaptıkları tahribata ilave olarak uzun vadede verecekleri zararlarla tarih önünde yargılanacaklardır.

Elimizdeki beterin bile beteri bir ihtimal kısa sürede ağır kayıplarla önlendi, uzun süreden sonra insanların ölmesi bir işe yaradı… Bu onur herkese nasip olmaz, bu acıyı paylaşmak boynumuzun borcudur. Bu onuru paylaşmak zor biliyorum yine de acınızı sözde değil özde paylaşacak bu halkın arada kalmış masum çocukları çok uzaklarda değildir, onların başkomutanlık mertebelerinde hele hiç gözleri yoktur, bilesiniz.

Bir kere kafaya koyulmaya görsün o “zehir” içe kaçtı mı artık geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. Belleğimiz bizi yanıltmasın Türkiye´de denge-fren mekanizmalarına her rejimde olduğu üzere ihtiyaç vardır, belleğimiz bizleri yanlış yola sevk etmesin aksi hâlde askeriyenin bir denge-fren unsuru olduğunu sanıp bütün dinamikleri ele geçirmesini, yönetime el koymasını normal karşılarız.

Ülkece geri dönüşü olmayan yollara sapmış olsak dahi bu hususta geri dönülebildiğini bir kez daha tecrübe ettik, çok pahalıya patladı be dostlar, şükrünü bilelim. Geri dönülmez olarak bilinen diğer yollardan dönmek için şimdi daha fazla mesai harcamalıyız. Bir tankın gücünden fazladır potansiyelimiz.

Bu işin böyle olmayacağını Bakkal Hakkı da biliyor Kasap Nuri de Eczacı Neşe de. Vedia Teyze´ye eski kafalı diyenler onun böylesi bir girişimde en ön saflarda olacağını tahmin edemiyor. Bu halkın gerçeklerine uzak olanlar bir tek kışladan çıkıp atari oyunu oynarcasına milletin canına kasteden ülkenin karayazısına paraf atanlar değildir. Millete oyun hamuru gibi şekil verenler de yargılanacaklardır, şimdi olmasa da elbet bir gün…

Despotizm, kendinden olmayanı hor görme ve bunun bir altkümesi olarak yabancı düşmanlığı, fikir ve inanç özgürlüğünü baltalama, kadını örseleyerek erkek egemen toplumun “erkekliğini” sağlama aldığını sanma, ve tabii ki kadınla sınırlı kalmayan nefret söylemi, kişiselleştirilmiş iktidar, ideolojik baskılama ve seri üretim biçiminde düşman ve mağduriyet yaratımı, çevreye karşı duyarsızlık, çocuk sayısıyla kafayı bozup çocukların geleceğini ve gelecek nesillerin yaşam alanlarını yok etme, yaşam kalitesini duble yollara akıllı telefonlara indirgeme ve seçim zaferlerinden başka övünecek hiçbir şeyi olmayan bir siyasal darbeyi eleştirmeyelim de buna alkış mı tutalım? Emek sömürüsüne kapıları sonuna kadar açanlarla, kamu hizmetlerini piyasayla eşgüdümleyerek vatandaşı her alanda müşteri ve borçlu kılacak yapıyı hız kesmeksizin inşa edenlerle sorular sormaya devam, tankların önüne yatmak buna engel değildir bilakis insanlığı pekiştirir. Milleti birbirine kırdırma politikalarını uygulamaktan yüksünmeyenler güvenlik politikalarının maliyetlerinin maddi ve manevi olarak dengeledikleri için askeri darbeyi haketmezler (askeri darbeyi kimse haketmez) ama teşekkür edip şükranlarımızı sunacak da değiliz.

Evet kızgınım.  Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kızgınlığımı dile getirmek mecburiyetindeyim. Boyundan büyük iş yapıp, yerine getiremediği sorumlulukta ısrar edip başkomutanlık sıfatını kullanmaya kalkan cumhuru parça parça bölenlere, hangi Cumhur´un başı olduğunu tam olarak kestiremediklerime çok kızgınım. Ve onu oraya getiren benim, kendimle barışık olamadıktan sonra hangi küslüğe müdahale ederim, nasıl arabuluculuk ederim?

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” ise sloganınız bir kez daha idrak etmek gerekir bayrağın taraf yapılmayacağını. Devletin ve silahlı kuvvetlerinin ideolojik deli gömleklerini çıkarıp tarafsız olması farzdır farz. Devlet içinde sulana sulana ele güne karşı beslenerek yaratılan klikler şimdi terörist ilan edildiyse bunun cezasını sokağa çıkarak çocuklarının geleceğini korumak uğruna canını feda eden insanlar ödememelidir.

Bütün paradigmalar şaştı, bütün sloganlar gözden geçirildi, kime cenaze namazı kılınıp kime kılınmayacağı kestirilemedi. Bir kez daha güncelleyelim mi terörist kime denir? Darbeye kalkışanların işleri rast gitse kahramanlık hikayelerinin zamanı ve mekanı aynı kalacak, kahramanlar ve kostümleri değişecekti. Bugüne kadar görevini suistimal etmiş silahlı kuvvetler mensupları, emniyet teşkilatının ve başbakanlığa bağlı istihbarat birimlerinin kanunsuz uygulamaları boğaziçinde, en göz önündeki yerlerde gerçekleşmediğinden mi ilgimizi çekmedi? Teknoloji mi yetersizdi?

Paradigmaların değişmesi bir kere de millete hizmet etsin, bu sefer bari, en dip noktayı görmüşken yükselişe geçilsin. Teknoloji iyilerin elinde insanlığın gelişimine hizmet etsin.

Milletin adına karar vermek ve harekete geçmek kurtulamadığımız bir zararlı alışkanlık. Köylünün gönlü var mı diye sormaz bir Allah´ın kulu, ziraatçinin hasadını düşünen yoktur, kimse sesini çıkarmaz sanılarak çağın yıkıcı ve elleri kolları bağlayıcı maddi külfetleri milletin gözlerini kapamıştır denilerek karar çıkarılmıştır. Esaretin bedelini bir gecede ödeyebileceğini sanan mankurtların idamı değil çağın ve bu milletin gerçeklerini öğrenmeleri elzemdir.

İlhamını nereden aldığı müphem bir girişim en az ilhamını “halktan” aldığını iddia eden girişim kadar eteğinde taşır sakıncaları. İlham perileri ezip geçmeye vize veriyorsa savunmasız olana saldırmaya yeşil ışık yakıyorsa peri kostümü giymiş bir şeytanla karşı karşıyayız demektir.

Bu güzel ülkeye yıkık şehir fotoğrafları reva görülmemelidir. Beton yeniden dikilir; ama o fotoğraflar birikir de birikir. Gözleri kanlanır insanın, o karelerin içinde de olsa fotoğrafına da baksa. Kanlı gözler bizi birleştirecektir.

Kanlı kanlı gözlerle o masum bakışı atanlar kadar yürek dağlayamaz vurulan Millet´in Meclisi.  

Anahtar Kelimeler: POTANSİYELİNİ, KEŞFET
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KOKU (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
DOKUNMAK ÜZERİNE (08 Temmuz 2016 - Cuma)
DUYULAN HAYALİ ZAMAN (30 Haziran 2016 - Perşembe)
KÖRLÜK ÜZERİNE (23 Haziran 2016 - Perşembe)
TORUN TORBA (16 Haziran 2016 - Perşembe)
DİŞ GÜCÜ (09 Haziran 2016 - Perşembe)
YÜZYIL KUTLAMALARI: ZAMANIN RUHUNU DEŞMEK (02 Haziran 2016 - Perşembe)
DOKUNMAYAN YANAR! (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
ÇELİK KONSTRÜKSİYON (12 Mayıs 2016 - Perşembe)
BİRLEŞİN! (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
KADRİ (02 Mayıs 2016 - Pazartesi)
ZEMBEREK (21 Nisan 2016 - Perşembe)
GERÇEK DEĞİL (14 Nisan 2016 - Perşembe)
Cahillik Üzerine (09 Nisan 2016 - Cumartesi)
“HELÂL” SICAKLIK (31 Mart 2016 - Perşembe)
FABRİKA AYARLARI- ÇANAKKALE (24 Mart 2016 - Perşembe)
HATIRLATMA YAZISI (17 Mart 2016 - Perşembe)
UYDUR(D)UK (10 Mart 2016 - Perşembe)
KUŞDİLİ (03 Mart 2016 - Perşembe)
3 “F” (25 Şubat 2016 - Perşembe)
TULİP (18 Şubat 2016 - Perşembe)
HAN DUVARLARI (12 Şubat 2016 - Cuma)
BİR VEDANIN SAKİNİ (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ÖLÜMÜN KEŞFİ (28 Ocak 2016 - Perşembe)
BİLDİRME (21 Ocak 2016 - Perşembe)
BEDEN İLE OYNAMAK (14 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (07 Ocak 2016 - Perşembe)
SON DAKİKA (31 Aralık 2015 - Perşembe)
YANLIŞ ADLANDIRMALAR (24 Aralık 2015 - Perşembe)
CAMİ DUVARINDA ABDEST BOZMAK (17 Aralık 2015 - Perşembe)
NERELİSİN? (10 Aralık 2015 - Perşembe)
TAHARET (03 Aralık 2015 - Perşembe)
ALACALI BULACALI LABORATUAR (26 Kasım 2015 - Perşembe)
ZARARSIZ (19 Kasım 2015 - Perşembe)
İLÂHİ BİR MURAT DİLE GELSE (12 Kasım 2015 - Perşembe)
SÜPER KAHRAMANLAR (05 Kasım 2015 - Perşembe)
10.PARTİ (29 Ekim 2015 - Perşembe)
ISKALADIKÇA (22 Ekim 2015 - Perşembe)
GÖKTEN MERMİLER YAĞSA (17 Ekim 2015 - Cumartesi)
ULULARLA URGAN ÇEKİŞME (08 Ekim 2015 - Perşembe)
YARALIMA SU VERENE BAL GİTSİN (02 Ekim 2015 - Cuma)
İKİ GÖZÜM BİZDEN IRAK OLSUN (30 Eylül 2015 - Çarşamba)
Sayfa:
Muş Ovası Gazetesi
21.11.2018
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İHALE İLANI
İHALE İLANI
BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜĞÜ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MSB BAĞLILARI 49´UNCU KOMANDO TUGAY KOMUTAN YARDIMCILIĞI
İHALE İLANI
İHALE İLANI
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU İL MÜDÜRLÜĞÜ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
MUŞ İCRA DAİRESİ
MUŞ İCRA DAİRESİ
MUŞ İCRA DAİRESİ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
MSB AKARYAKIT İKMAL VE NATO PPL TESİSLERİ İŞ BAŞKANLIĞI  MSB ANT DOĞU BÖLGE 5. İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ / ELAZIĞ
MSB AKARYAKIT İKMAL VE NATO PPL TESİSLERİ İŞ BAŞKANLIĞI MSB ANT DOĞU BÖLGE 5. İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ / ELAZIĞ
MSB AKARYAKIT İKMAL VE NATO PPL TESİSLERİ İŞ BAŞKANLIĞI MSB ANT DOĞU BÖLGE 5. İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ / ELAZIĞ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
K.Y.K. MUŞ İL MÜDÜRLÜĞÜ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ ŞEHİT YÜCEL KURTOĞLU GÜZEL SANATLAR LİSESİ MÜDÜRÜĞÜ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MÜSTEŞARLIK ŞEHİT YÜCEL KURTOĞLU GÜZEL SANATLAR LİSESİ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK 49´UNCU KOMANDO TUGAY KOMUTAN YARDIMCILIĞI
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK 49´UNCU KOMANDO TUGAY KOMUTAN YARDIMCILIĞI
ISINMA AMAÇLI İTHAL KÖMÜR (TİP-1) ALIMI alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
İHALE İLANI
İHALE İLANI
MUŞ BELEDİYESİ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
MUŞ İL ÖZEL İDARESİ
DOLAR
5.3497
EURO
6.0935
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:41 07:23 12:27 14:54 17:12 18:42
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Resulullah (sav) rüşvet alana da verene de lanet etti.Rüşvet alan da veren de cehennemdedir.

Hz. Muhammed
1920 Mardi`nin Kurtuluşu
1944 İstanbul Teknik Üniversitesinin Açılış
2055 Sanayi Haftası